
|
|
Sahil beldelerinin içinde en ucuz ve en huzur verici yer
4 yıldızlı Aras Oteli ile turistlere, Avrupa ayarındaki Moruk ve Papirus diskoları ile gençlere, otel ve pansiyonları ile orta kesime ve güzelliği ile her kesime hitap eden Mordoğan
Bu aşk biraz fazla!
Bülent Kılıç
Irmaklar Tanrıçası Nana'nın oğlu Narcısisus'a çevresindeki bütün dişi varlıklar âşıktır. Zeus dahi onu Olimpos Dağı'na kaçırıp şarap sakisi yapmayı düşünür. Mimas eteğinde bir gölcüğün kenarında umutsuz bir aşkın etkisinde eriyip giden Narcısisus, çevresindeki hiçbir varlığa kendine gösterdiği derecede ilgi göstermemektedir. Nana'nın oğlu eşsiz Narcısisus, o gölün kenarında umutsuzca âşık olduğu kendi varlığını seyrederken, bu korkunç aşkın derin etkisiyle için için eriyerek Mimas topraklarına karışmıştır. Narcısisus'un öldüğü yerdeyse ölümsüz Narcısisus'un benzeri güzellikte nergiz çiçekleri bittiği rivayet edilir.
|
|
|
|
|
İzmir'in Ege Denizi'ne olan uzantısı Karaburun Yarımadası'nın ortasında bulunan Mordoğan, nergizi ve doğduğu vakit etrafı mora kesen güneşiyle, çok uzun bir tarihi topraklarında barındırmaktadır. 12 İyon şehri arasında yer alan Klozomenai şehrinin kurulduğu Mordoğan, narsizmin kaynağı olan efsaneyi de topraklarında yetişen nergiz çiçeğinden almakta. Ülkemizdeki tarih kitaplarında yer almasa da yurtdışında okunan ve okutulan, birçok araştırmacının varlığını bildiği Mordoğan'ın tarihi bir hayli eski fakat keşfi, tarihi kadar eski değil.
Buradaki tarih hazinesini bulan ilkokul mezunu bir Gazeteci Neşet Öztekin. Vakti zamanında turistler, Öztekin'e Mordoğan'ı anlatan tarih kitaplarını gösterir. Sarayların, yolların ve sütunların tarifi pek de yabancı gelmez. Sabahları kayıklarla İzmir'e gelen balıkçıların, denizin içinde tepeleri görünen şehirden bahsettiklerini bilen Öztekin'in çocukluktan beri bu yapılara merakı vardır. Halihazırdaki bir kitapla ayağına kadar gelen bu yabancı araştırmacılarla keşfe çıkan Öztekin'in çalışmaları yoğunlaştıkça tarih yatağı aydınlanmaya başlar. Bir sarayın gizli geçidi bulunur, sarayın olduğu yöne doğru kademe kademe yükselen 5000 kişilik anfitiyatro keşfedilir. Zamanın bütün gazetelerinde açığa çıkan bu saklı kent, Öztekin'i hummalı bir araştırmaya iter ve daha önce, tütüne giderken, dağlarda gezerken gördüğü bütün kalıntıları araştırmaya koyulur.
|
|
|
Metrodaki sütunlar
Gelişmelerin bundan sonraki bölümüyse günümüz İzmir'ine uzanmakta. Mordoğan Yarımadası'nda, üç yerde 2000 yıl öncesine ait mermer sütun atölyeleri bulunur. Burada üretilen mermerlerin işlemesi ve yapım şekliyse İzmir Metrosu'nun yapımında bulunan ve metro içinde dört beş parça olarak sergilenen sütunlarla aynıdır. Agora'da da rastlanan bu sütunlar kuşkusuz bir şehrin ve medeniyetin kalıntılarıdır. Olaya duyarsız yaklaşarak, metroyu inşa eden Büyükşehir Belediyesi'nin bu sütunları Kazı esnasında bulundu diyerek sergilemesi, bir şehrin adeta parçalandığını kanıtlar nitelikte. Neşet Öztekin ise olayı şöyle anlatıyor: Denizin kıyısından baktığımızda şehrin sütun başları ve evleri muntazam bir şekilde görülebilmekte. Çocukluğumdan bu yana bahsini duyduğum bu şehrin, hemen arkasında bir mermer ocağı buldum. Buradaki kalıntıları araştırdım, benzeri diğer İyon kentlerinde de kullanılmış, tıpkı İzmir Metrosu'ndan çıkan kalıntılar gibi...
Araştırmalar devam ederken, önemli başka bulgulara da ulaşılır. Bir yandan Börklüce Mustafa'nın yaşadığı mekânları keşfeden Öztekin, öbür yandan beşer kişilik işkence odalarına rastlar. Her keşfinde farklı kütüphanelerde soluğu alan Öztekin, insanların eser bulunmasından korktuğunu belirterek, Eser çıktığında buraların SİT alanı yapılmasından korkan insanlar, yapılaşmayı engellediği için çarçabuk eserleri kapatıyorlar, diyor.
Sıcak Kanlı insanların diyarı
|
|
|
cemliman@hotmail.com
|
|